DUYURULAR
Sitemiz yayın hayatına başlamıştır.(2009-01-24)
SİTE İÇİ ARAMA
ANKET
Bizi Nereden Duydunuz ?




Belirtileri nelerdir? Nasıl tanı konulur?
Böbrek Kanseri Semptomları (belirtileri) Nelerdir?
Böbrek kanserinde en sık karşımıza çıkan klinik belirti idrarda kanama ve karında ele gelen sert kitledir.
Erken evredeki böbrek kanserlerinde genellikle hiçbir belirti olmamaktadır ve başka nedenlerle yapılan
ultrasonografi ya da radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal olarak tespit edililer. Rastlantısal olarak
saptanabilen böbrek kanserleri çoğunlukla tamamen iyileşebilir nitelik taşımaktadır. Bir başka deyişle
erken tanı konulduğunda tedavi hem daha kolay olmakta, hemde kanserden tamamen kurtulma olasılığı
artmaktadır. Ancak, tümör büyüdükçe ve yayıldıkça tamamen tedavi olasığı azalmaktadır. Rutin kontroller
erken tanı ihtimalini artırmakta ve hastalıktan tamamen kurtulabilmeyi sağlamaktadır. Görülme sıklığına
göre aşağıda sıralanan belirtilerden bir veya birkaçı böbrek kanserinin habercisi olabilir:


Semptom                            
Görülme Oranı(%)
Ağrı
41
Hematüri
38
Ele gelen kitle                           
24
Kilo kaybı                                   
36
Ateş                                                                                  
18
Hipertansiyon
22

Bu yakınmalar böbrek kanserinin belirtisi olabileceği gibi enfeksiyon gibi başka hastalıklardan da
kaynaklanabilir. Bu yakınmalara sahip olan insanlar mutlaka bir üroloji uzmanına görünmelidirler.
Erken tanı konulan kanserin tedavisi olasıdır.

Böbrek Kanserinde Tanı Nasıl Konulur?
  • Anamnez (hasta sorgulaması)-Fizik Muayene; Ailede böbrek kanseri hikayesi var mı? Başka risk faktörleri var mı? Karında ele gelen kitle var mı?
  • Kan analizleri: Böbrek kanserine eşlik etmesi beklenen belirtiler bulunmakta mı? Anemi (kansızlık) ya da kanda yüksek kalsiyum, karaciğer fonksiyonlarında bozulma …vb
  • İdrar analizinde: İdrar da kanama var olup olmadığı ortaya konulmalıdır
  • Görüntüleme yöntemleri;
1-İntravenöz Pyelografi IVP (İlaçlı böbrek filmi); Kalsifikasyon adı verilen birikimler bu filmlerde beyaz lekeler
halinde gözlenebilir. Yine intravenöz pyelogramda böbrekte kitleye bağlı itilme veya renal pelviste
(böbrekteki büyük havuz) dolma defekti şeklinde yer kaplayan lezyonlar olarak görülebilir. İntravenöz
pyelografinin tek başına doğruluk oranı %75’dir.
2-USG; üriner sistemi görüntülemede kullanılan non invaziv, ucuz ve doğruluk oranı yüksek bir yöntemdir.
Böbrekte yer kaplayan lezyonun büyüklüğü, solid-kistik ayrımı, böbrek komşuluğundaki dokulara ait
hastalıkların tespit edilmesinde oldukça başarılıdır.
3-Bilgisayarlı tomografi; Enine kesitlerle tüm karın içi organların aynı anda değerlendirilmesini sağlamaktadır.
Ayrıca özellikle damardan verilen kontrast madde ile, böbrekte ultrasonografi ile belirlenen kitlenin o kontrast
maddeyi tutup tutmadığı ve kitlenin damarsal zenginliği açısından da fikir edinilir. Ayrıca kitlenin böbrek içindeki
lokalizasyonu, boyutları kesin olarak vurgulanırken, bu detayları, planlanacak cerrahi tedavi açısından önemlidir.
Böbrek dış kenarına yakın yerleşimli, ana damarlarla yakın ilişkisi olmayan sınırlı bir böbrek tümöründe sadece
tümörün alınarak geride kalan sağlam böbrek dokusunun kurtarılması çok önemlidir. Özellikle iki taraflı böbrek
kanseri vakalarında gerideki sağlam böbrek dokusunun kurtarılması hastanın diyalize ihtiyaç duymaması için
hayati önem taşımaktadır.
4-MR Görüntüleme; Yan etkilerinin az olması, kitlelerin yapısını yüksek doğrulukla göstermesi, böbrek yetmezliği
ve kontrast madde alerjisi olanlarda uygulanabilir olması, renal ven ve vena cava trombüslerini kontrast
madde gereksinimi olmadan göstermesi en önemli avantajlarıdır.
5-Sintigrafi; Sintigrafi kemik ağrıları ve alkalen fosfataz yüksekliği olan hastalarda metastazların saptanması
için kullanılır. Kontrast alerjisi olan hastalarda böbrek sintigrafisi böbrek fonksiyonlarını ve kitlenin damarları
hakkında bilgi verir.
6-PET(pozitron emisyon tomografisi);Özellikle metastatik böbrek tümörlerinde tedaviye cevabı değerlendirmede
kullanılabilir.
7-Biyopsi; Bazı vakalarda teşhis konusunda çok şüphe varsa gündeme gelebilir ve genellikle bilgisayarlı
tomografi rehberliğinde yapılabilir. Ancak biyopsinin değerlendirilmesinde sıkıntıları vardır. Bunlardan en
önemlisi patolojik değerlendirme için alınan materyal genellikle yeterli olamamakta ve bu nedenle de teşhiste
kesinlik söz konusu olmamaktadır. Böbrekteki kitlenin, metastaz şüphesi, abse ve lenfoma gibi, böbrek
tümörü dışında bir sebepten kaynaklandığı düşünülen olgularda, tedavinin yönü değişeceğinden biyopsi
faydalı olabilir. İşlemin olası yan etkileri tümörün yayılması, akciğer yaralanması, kanama ve enfeksiyondur.

Renal Hücreli Karsinomda Metastaz ve Yayılma Bölgeleri:

Bölge                                                         
Oran(%)                              
Akciğer
50-60
Kemik  
30-40
Bölgesel lenf nodları                             
15-30
Ana renal ven                                        
15-20
Perirenal yağ dokusu                                                                                                   
10-20
Adrenal(aynı taraf)                                
10-15
Vena cava                                                
8-15
Beyin
10-13
Karşı böbrek                                            
1-2












Highslide JS
Şekil-1: Ultrasonografi ile tespit edilmiş bir böbrek tümörü (okla gösterilmekte).
Highslide JS
Şekil-5: Bilgisayarlı Tomografide (BT) sağ böbrekte şüpheli kitle görünümü. Böbrek tümörü
Highslide JS
Şekil-6:MR görüntülemede sol böbrekte, böbrek tümörü

  • •  Böbrek kanseri nedir?
  • •  Risk faktörleri nelerdir?
  • •  Belirtileri nelerdir? Nasıl tanı konulur?
  • •  Tedavi seçenekleri nelerdir?
  • •  Hasta takibi nasıl yapılır?
  • •  Profesyoneller için